adalet tanrıçası kabartma

adalet tanrıçası kabartma
adalet tanrıçası kabartma

22 Ocak 2011 Cumartesi

Posted by Picasa
Posted by Picasa

ağız tadı ile rakı içememek

AĞIZ TADIYLA RAKI İÇEMEMEK..

1960 yılının çok soğuk bir kış günü Kasımpaşa'nın en sevilen
akşamcısı yolunun üzerindeki küçük bir falcı dükkanına girer;
"Hayatımdaki en önemli şeylerden biri Rakı dır, rakısız bir hayat
düşünemem, bu akşam dostlarımla çilingir sofrası kuracağız, daha vakit
var, bir falıma bakar mısın? "Diye yaşlı falcıya sorar.
Falcı kadın, önündeki küreye uzun uzun bakar ve; "Sen rakısız
bir hayat düşünemem diyorsun ama, o kadar kötü bir şeye sebep
olacaksın ki, senin yüzünden gelecekte akşamcılar ağız tadıyla asla
rakı içemeyecekler..." diye cevap verir.

Akşamcı bir hayli üzgün, falcıdan çıkar, yürürken kendi kendine
konuşur; "Benim yüzümden akşamcılar ağız tadıyla rakı içemeyeceklerse,
yaşamanın ne anlamı var ki..." diye söylenerek deniz kenarına gelir ve
kendini Haliç'in soğuk sularına bırakır.

Üzerindeki paltonun ağırlığıyla tam sulara batarken, kıyıda top
oynayan çocuklardan birisi, kaçan topun peşinden koşarken suya düşer.

Akşamcı son bir gayretle boğulmak üzere olan çocuğu kurtarır ve
iskeleye bırakır, ağır ağır sulara gömülürken, içinde bir tebessümle
çocuğa seslenir;
"İsmin nedir senin yavrum?"
Çocuk anlamsız bir hiddetle cevap verir; "TAYYİP"






Posted by Picasa



Posted by Picasa
Posted by Picasa
Posted by Picasa










3 Ocak 2011 Pazartesi